|
Suşehri ile ilgili aklımda kalan tek nokta yer bulabildiğimiz otel ile ilgili. Olay verdikleri banyosuz olan odayı istemediğimizde başladı. Bizi, banyolu bir oda bulacaklarını söyleyip elimizde sekiz çanta, iki kask ile üç kat merdiven çıkararak bir odanın önüne getirdiler. Herhalde rezerve bir odayı bize verecekler diye düşündüm. Eh, ne de olsa İstanbul’dan gelmiş gezginleriz... Gözümün önünde duş ve yatak hülyaları uçuşuyordu. Ölesiye yorgundum. Oysa bir baktım, kapı duvar, açılmıyor. Meğer odada kalan varmış! Kapıyı gümbür gümbür gümbürdeterek açtırmayı başardılar sonunda. Bizim “aman yapmayın” dememize kalmadı, içerde her şeyden bihaber uyumakta olan ademi pijamalar ve “bu kardaş bizdendir” sözleri ile yaka paça dışarı çıkarmasınlar mı? Cebren ve hile ile ele geçirdiğimiz odada ise dışarı taşınan adamcığın çıktığı yatak hala sıcacık(!) bizi bekliyordu. Sizin anlayacağınız o gece de yerde, uyku tulumunda yatmak vardı kaderde.! |