POSTHayalleetli Köyde Motosikletlerimiz Niye Çalışmadı?

Alçıtepe, 1. dünya savaşında Türk ordusunun destan yazdırdığı Gelibolu'da, savaşın en korkutucu bölümünün geçtiği yerde. 253.000 Türk'ün; 284.000 düşman askerinin şehit olduğu topraklar buraları. Her yan mezar. Ağızdan ağza bir dolu hikaye anlatılıyor; çevrede yüzbinlerce ceset gömülü.

Biz de Alçıtepe'den bir gece hala açıklayamadığımız bir olaya tanık olduk:
Saat gece yarısı. Kampa dönmekteydik. Farlarımızın dışındaki tek ışık kaynağı gökteki mehtaptı. Solumuzdaki Mehmetçik Hatıra Ormanı'nı 100m. geçmiştik ki, ana yoldan ayrılan incecik bir yolun ortalarında, birden bir ışık kümesi gördük. Sanki yüzlerce ateş böceği aynı yerde toplanmıştı. Hemen çukurlu, tümsekli patikaya daldık. Yol öyle bozuktu ki, motorumuzu ancak 1. viteste ve ayaklarımızı yerden kaldıramadan sürebiliyorduk.

Asıl ilginçlik bundan sonra başladı; çünkü 100m. yol aldıktan sonra ışıklar aniden kayboldu! İlerlemeye devam ettik ve kısa süre sonra bir açıklığa geldik. Motorları stop ettirerek bir süre gece sessizliğini dinledik. Hiçbir ses yoktu çevrede. Bizde -birbirimize çaktırmasak da- biraz acele ile geri dönmeye davrandık. Motoru çalıştırdım, 1.e verdim... motor stop etti. Bir kez daha denedim... yine! Faramarz: "Yan ayağı kapa" diye uyardı, oysa yan ayak kapalıydı. Ardından yanıma gelmek için o motorunu çalıştırdı... ama kalkamadı: çünkü onun motoru da stop etmişti! O anda insan yeri geldiğinde saçma dediği şeylerden ne ölçüde korkabileceğini anlıyor. Ancak birkaç denemeden sonra motorları çalıştırabilip tekrar yola çıktık. Kampinge doğru ilerlemeden önce son bir kez ardıma baktım... ve parıltının yeniden orada olduğunu gördüm!