|
| A R K A K A P A K M E T i N |
Aslında “Aman hayırlı bir koca bulsun, aile kursun” ihtirası ile yetişmiş her “iyi aile kızı” gibi ben de ezberlediğim üzere, gelecekteki temiz ailemin düşleri ile geçiriyordum en canlı(!) yıllarımı. Ama beynim, duyduğum vaazları hazmettiği halde, bacak aram tümünü kusuyor ve bildiği yoldan gitmek için ölesiye inat ediyordu. Bu çekişmenin “ortada sıçanı” zavallı bendeniz, kendimce uzlaştırıcı bir karara varmıştım: İdeal erkeğim bir yandan beni arzularının gün yüzü bilmez mahzenine kapatıp iyice becerecek; ama diğer yandan benimle “yuva” kuracak biri olacaktı. Genç kazlık... pardon, genç kızlık saflığı, temiz aile kızı söylemi ve benim fıkır fıkır erojen bölgeler; üçünün de gönlü olacaktı böylece! Karar almak başka, karın doyurmak başka; yani aldığım kararlara karşın tanrının verdiği dişiliğin karnını yine de doyuramıyordum anlayacağınız. Doyuramadıkça da açlığımı suyuna tirit oto-erotik seanslar ile bastırmaya çalışıyordum: |
| İ Ç i N D E K i L E R | |||
|
|
|
|
| K i T A P T A N A L I N T I L A R | |
|
ÖLÜMÜNE SEVER MAÇOLAR Yüzünde kayak maskesi olan adam toparlanmama vakit bırakmadan beni iki bileğimden yakalayıp ormanın içine doğru sürüklemeye başlamıştı. Kısa bir süre sonra bir başkasının bize doğru koştuğunu gördüm, o da kafasına çorap gibi birşey geçirmişti. Birlikte beni ağaçların en sık olduğu yere götürdüler. Yüzü çoraplı olan cebinden bir bez çıkarıp ağzıma soktu ve gırtlağıma kadar itti. Kayak maskeli ise kendini üzerime attı, dizleri ile bacaklarımı ayırdı ve "lohusa başında salaşpur yırtar gibi" tek hareket ile pantalonumu yırtıp attı. Ardından aynı güçlü elleri ile kendi pantalonunun düğmelerini tek tek açtı ve........ |
|
|
MAÇOLARIN KÜLTÜRÜ Erkekleri rakı içer, erkek erkeğe öpüşür, kadın döver, bıyık bırakır, çiğ köfte yer. Kemerleri göbek altında, ceket kolları tırnak hizasındadır. Pantalon paçaları ise bileklerine geçmiş akordeon gibidir. Atyarışı oynar, tavla atar, tesbihsiz dolaşmazlar. Kırktan sonra tenleri yağlanmaya, gıdıkları bollaşmaya, nefesleri kokmaya başlar. Önceleri "yatakodası zaferleri" çağrıştıran maço tavırlar, yerini "sofrabaşı zaferleri" çağrıştıran bir göbeğe bırakır. Yine çekici ve seksidirler... ama sadece Ninja kaplumbağları diyarında!
|
SİSTEMİN TUZAKLARI Gizliden gizliye bağlarımı kopartmayı, motoruma atlayıp sıcağı kovalamayı da düşünüyordum. Rüzgarın dudaklarımı uyuşturmadığı, soğuğun gözlerimden sular akıtmadığı -yani doğa ananın yaşadığı- diyarlara gitmeme engel olan nasıl iyi olabilirdi? Hemen ardından, artık akşamdan akşama görebildiğim Ferhat'ı, patrondan almayı umduğu zammı, çamaşır yumuşatıcısı kokulu çarşaflarımızı, hatta TV'mizi, DVD'mizi, mutfak robotumuzu hatırlıyordum. Artık Pazar'dan Pazar'a, asla eskiyemeyen kıyafetlerimizi giyip motorcu'culuk oynuyorduk. |
Web tasarım ve içerik: WEB STRATEJI